Playboy Okulu

Kızlarla Buluşma Korkusu

    Kadınları etkileme ve kadınları tavlama işinde yeni olan insanların sık sık takıldığı noktalar vardır... Geçmişte yaşanılan sıkıntılar ve gelecekte başlarına gelebilecek olan kötü durumların korkusu onları sürekli engellemektedir. Kızla tanışma, ilişkiyi duygusal ve hatta cinsel bir yola sokma, kızla buluşma korkusu gibi. Bu korkuların hepsi haklı korkulardır gerçi. Çünkü risk vardır. Kızla buluşmayıp sadece evden telefon ve facebook yoluyla konuşursan kızı kaybetmezsin. Çünkü gerçek seni bilmiyordur ve düşünerek hareket edip heyecan yapmadığın için uzaktan daha çekici geleceksindir kıza belki. Merak faktörü de çabası tabii ki. Kız sizi merak edecektir. Hatta sizi hissetmek isteyecektir. Evde oturmak rahattır, sokağa çıkmak zordur. Evde tehlike yoktur, sokak tehlike doludur. Evde rahatça yayılabilirsin, sokakta tetikle olmalısın. Rahatlık alanının dışına çıkan her bir adım potansiyel risk de doğurmaktadır. Nereye adım atacağınızı asla bilemezsiniz. Altın dolu bir bahçeye de adım atabilirsin, bataklık dolu bir çukura da. Risk alıp o adımı atmadan asla bilemezsin. Bilmediğin için de korkarsın. Gerginleşirsin… Kızlarla buluşurken korkuyorsunuz. Ben de korkuyordum. Bu işe ilk başladığım zamanlar, bir kızla buluşma ayarladığım zaman geriliyordum. Hele ki internet üzerinden ayarladıysam ve kızı daha önce hiç görmediysem… Bu da gerici bir durum çünkü kızın sizi canlı görmediğinin farkındasınızdır ve bu korku vericidir. “Ya beğenmezse?” sorusu kafanızda dönüp dolaşır sinir bozucu bir sivrisinek gibi… Bir gün bir kızla buluşacaktım. İnternetten tanışmıştım ve kızı etkilemiştim. Sinemaya gidecektik. Rahat olmaya çalışıyordum ancak içten içe geriliyordum… Kızla bu...

Kadınların Arzuladığı Erkek Olmak...

  Kadınlar ne tür erkeklerden hoşlanır? Kadınların hoşlandığı erkeklerin iç dünyası nasıldır? Herhangi bir erkek çekici olabilir mi? Erkek çekiciliğini arttırmak için ne yapmalı? Bir kızın bize aşık olmasını istediğimizde onu kendimize aşık edebilir miyiz? Böyle bir gücümüz var mı yoksa yok mu? Şimdi bu soruların cevaplarını düşünelim… Kadınların hoşlandığı erkek olmak aslında hiç de zor değildir. O kadar kolaydır ki; kafanızda “bu kadar kolay olduğuna göre ters giden bir şeyler var” diye düşündürür insana. İşte sorun da bu zaten; düşünmek. Ben her zaman beyin denilen organın; insanın düşmanı olduğunu savunurum. En zararlı organıdır. İnsanı doğallıktan uzaklaştıran ve olmadığı birisi gibi yaşamasına neden olan tek şey fazla çalışan beynidir insanın. Hepinizin beyinleri çok feci çalışıyor. Birçoğunuz benden daha akıllı. Çok daha akıllısınız. Bu yüzden ben daha iyi durumdayım. Kafam fazla çalışmadığı için daha basit düşünebiliyorum. İşi zorlaştırmıyorum. Bir kadını etkilemek için “ne demem gerek acaba” diye düşünmeme gerek yok. Formül kullanmama gerek yok. Strateji uygulamama gerek yok. Bir kadını etkileyeceğim zaman çok seyrek strateji düşünürüm. O zamanlarda da genelde kafam güzel olur. Çok saçmaladığım için mecburen bir strateji düşünmem gerekir. Kadınları istiyorsanız beyninizin sesini biraz kısmalısınız. Rasyonellikten vazgeçmelisiniz. Rasyonel beyniniz size “kız senden daha üstün, ezilirsin onun yanına hiç yaklaşma” der. Haklıdır da. Mantıklı düşünürsek evet senden daha üstün. Çünkü sen istesen 2 ayda zor sevgili bulurken o istese bir günde 4 erkekle yatabilir ve hi&ccedi...

Çekici Giyim Tarzı ve Moda

Uzun zamandır gözlemlediğim bir şeyi sizlere aktarmak istiyorum. Pahalı ürünler satan mağazaları geziyorum, marka bağımlısı ve pahalı kıyafetlerden vazgeçmeyen insanlara bakıyorum, dünyayı seyrediyorum ve canımı sıkan bir şeyle karşılaşıyorum. İnsanlar yok oluyorlar! Şunu söyleyebilirim ki size; eğer çekici bir şekilde giyinmek istiyorsanız marka ve modadan vazgeçin! Her sene biraz daha sıradanlaşıyor moda. Her sene daha da sadeleşiyor. Tabii ki podyumları kastetmiyorum. Onların içinde sokaklarda giyilmeyecek bir yığın aşırı gösterişli kıyafetler de var. Ben mağazalardaki modadan bahsediyorum. Geniş kareli gömlekler, enlemesine geniş çizgili kazaklar ve golf dışında hiçbir yerde giyilmemesi gereken polo t-shirtler… Nasıl oldu da bu hale geldik diye düşündüm. Erkekler neden git gide görünmez hale geliyorlar? Neden yok edilmeye çalışıyoruz? Ne kadar az dikkat çekersek o kadar kaliteli giyinmiş oluyoruz bu devirde. Daha doğrusu çok kaliteli giysiler hiç dikkat çekmiyorlar. Bir tek kesimleri güzel oluyor, bedene oturuyor eğer doğru bir şekilde aldıysanız. Onun dışında gösteriş yoksunu. Sadece vücudu soğuktan koruması için gelişi güzel yapılmış paçavradan başka bir şey değil! İnsanlar git gide içlerine kapanıyorlar. Teknoloji insanların hayatlarını çok kolaylaştırdı. O kadar kolaylaştırdı ki, birçoğumuzun evden dışarı çıkmasına gerek kalmıyor artık. Gelecek nesiller daha da kapanacaklar içlerine. Telefonla konuşmak ve mesajlaşmak o kadar rahat bir şey ki yüz yüze konuşmakla kim uğraşacak? Alışveriş, yeni kızlarla tanışmak, çalışmak ve sosyalleşmek internetle o kadar basit ki sokağa kim çıkacak? Yukarıdaki insanlar da salak değiller; bunu biliyorlar. Git gide daha da kötü olacağının farkındalar. İnsanlar yok oluyor...

Çekici Erkeğin Konuşma Sanatı: Yeni Kitap

  İnsanların iletişim kurmadıkları bir gün dahi yoktur şu dünya üzerinde. Her gün bir şeylerle iletişim kurmak zorundayız. İnsansak eğer; hayvan gibi yaşamayı prensip edinmediysek iletişim kurmamız da kaçınılmazdır. Hayvanlar dahi iletişim kurabiliyor gerçi. Sanırım bitkiler demek daha mantıklı olur ancak bitki kaba bir tabir olmuyor. O yüzden hayvan değilsek iletişim kurmak zorundayız.   Öyle ya da böyle dünya üzerindeki her insan doğduğu günden öleceği güne kadar iletişim kurar. Konuşur… Konuşamazsa beden diliyle anlaşır. En olmadı gözleriyle ifade eder bir şeyleri. Bir insanın iletişim kurmadığı tek bir an vardır o da bitkisel hayattır. Yani en başta söylediğim şeydir. Sadece bitkiler iletişim kuramaz… Hiç değilse ben böyle biliyorum…   Bebekler iletişim kurabilir. Ağlarlar… Bağırırlar… Gülerler… Bebekler dünyadaki en doğal insanlardır. Gerçek doğaldır onlar çünkü bir şey istediklerinde bunu çekinmeden ellerinden geldiği kadarıyla hatta tüm potansiyellerini kullanarak istedikleri şeye ulaşmaya çalışırlar. Var güçleriyle bağırırlar… Kafanızı şişirirler; illaki alırlar istedikleri şeyleri ve asla utanmazlar. Çünkü utanmayı bilmezler. Sonradan öğrenilen bu saçma duyguyu henüz öğrenmemişlerdir. Reddedilmeyi bilmiyorlardır. Hiçbir insan doğarken reddedilmekten korkarak doğmaz. Fakat öyle ya da böyle illa ki bu duyguyu kazanırlar. Çünkü insanlar asidir. İstenilen her şeyi yapmak istemezler. Daha doğrusu işlerine gelmeyen şeyleri yapmazlar. Siz de reddedildiğiniz için utanırsınız. Korkarsınız, çekinirsiniz… Bir şey istemekten korkarsınız. Bebekken meme için ağlıyordunuz ve bağırıyordunuz? Peki şimdi? Ne değişti? Halen memeye ih...

Duyuru: Çekici Erkeğin Konuşma Sanatı

Daha önceden söz verdiğim gibi kadınlarla konuşma sanatını en ince ayrıntısına kadar anlatacağım ve bildiğim bütün formülleri vereceğim kitabım 2 hafta içerisinde hazır olacaktır. Kitapta genel olarak kızlarla konuşmanın her aşamasında söylenebilecek şeylerin, anlatılacak rutinlerin mantığını vereceğim. Kendi rutinlerimden örnekler vereceğim ve kendi rutinlerinizi yaratmanın yollarını adım adım göstereceğim. Bu kitaptan sonra “kızlarla ne konuşacağım?” sıkıntısını çekmeyeceğinizden eminim. Kitap iki hafta içerisinde çıkacak, ne zaman çıkar tam bilmiyorum.       Kitapta işlenen konular aşağı yukarı şöyledir:                                                                                                                                                                    Giriş: İletişimin Önemi 1.       Gün:  Kendimizle olan iletişim 2.       Gün: Alıştırma ve ısınmalar 3.       Gün: Açılışlara giriş: Fonksiyonel açılışlar 4.       Gün: İndirek açılışlar 5.       Gün: Direk açılışlar 6.       Gün: Durumsal- doğal açılışlar 7.       Gün: Online açılışlar 8.       Gün: Zaman Kıs...

Kadınlarla Konuşma Sanatı 2: Renkli Üslup

  Önceki yazımda kadınlarla konuşma sanatının temelinin genel kültür olduğunu söylemiştim. Bu yazımda ise genel kültürün ötesinde olan renkli üsluba sahip olmanın önemini anlatacağım. İnsanların kelime seçimleri ve seçtikleri kelimelerle kurdukları cümleler onların karakterlerini belirten en büyük işaret ve ipuçlarıdır. Adam sıkıcıysa düşünceleri de sıkıcı olur. Düşünceler sıkıcıysa kelimeler ve haliyle cümleleri hatta konuştuğu konu da sıkıcı olur. Çekici birisiyse çekici tabii ki… Çekici erkek olmanın inceliklerini ve ayrıntılarını önceki yazılarımda vermiştim. Hatta baya çok verdim ki esas konuları konuşmaya vakit kalmadı. Tekniklerden bahsedemeden yoruldum ben. Yoksa yorulmadım mı? Dün bir arkadaşla konuşurken söylemiştim. Paylaşılmayan bilgi ölü bilgidir demiştim. Sizin çekici erkek olmakla alakalı okuduğunuz şeyler ya da yaptığınız çalışmalar karşı tarafa aktarılmıyorsa ölü çekiciliktir o. İç dünyanızda, dünyanın en çekici insanı olabilirsiniz; ya da en zekisi. Ancak karşı tarafa aktarabildiğiniz kadarıyla değer kazanırsınız. Görünmeyen bir hazine kimsenin ilgisini çekmez. Sabahın 8’inde de yazı yazmanın keyfi bir başka oluyormuş… Her neyse, bu kadar ölü bilgi yeter. Biraz da iş konuşalım… Ben bir kızla ya da toplum içinde konuşurken o muhabbetin akıllara yer etmesini isterim. Bunu yapmanın tek yolu da o anın başka bütün anlardan farklı olmasını sağlamaktır. Benim bir arkadaşım “iki yıldır arkadaşız, halen beni şaşırtmayı başarıyorsun. Her gün başka bir şeyle geliyorsun bana” demişti. “Bir gün geliyorsun ve dünyadaki yaşayan son filozof olduğunu anladığını söylüyorsun; bir gün sabah kitap yazdığını, a...